Antakya'da bulunan İskelet Mozaiği


 2012 yılında Antakya'daki inşaat çalışması sırasında keşfedilen 3 sahneli antik dönem mozaiği hakkında detaylar sunumu:


Paylaş:

Asur Kralı Esarhaddon'un Ninova Veraset Antlaşması



 Asur Kralı Esarhaddon'un Veraset Antlaşması Tableti (Ninova, MÖ 675 civarı)
- Hatay Arkeoloji Müzesi


Esarhaddon’un babası Asur kralı Sanherib öldüğüne çocukları arasında bir iç savaş çıkmış ve bu savaştan Esarhaddon galip gelmiştir. Esarhaddon bu hadisenin tekrarlanmasını istemediği için bir vesaret anlaşması düzenler. Bu anlaşmaya göre Esarhaddon’un ilk oğlu Aşurbanipal Asur krallığının varisi olarak seçilir. Esarhaddon’un diğer oğlu Şamaşumukin ise Babil şehir devletinin varisi olarak seçilir. Bu anlaşmadan 3 sene sonra Esarhaddon vefat eder ve iktidar sorunsuz bir şekilde bir geçiş sürecinden geçer.

İncil Ezra 4:2’de Esarhaddon ismi şu şekilde geçer: “Zerubbabil'in ve boy başlarının yanına vardılar. “Tapınağı sizinle birlikte kuralım” dediler, “Çünkü biz de, sizin gibi Tanrınız'a tapıyoruz; bizi buraya getiren Asur Kralı Esarhaddon'un döneminden bu yana sizin Tanrınız'a kurban sunuyoruz.”

Paylaş:

Bereketli Hilal

Bereketli Hilâl (İngilizce: Fertile Crescent) Orta Doğu'da, Batı ve Ortadoğu uygarlıklarının doğduğu, genellikle "Medeniyetin Beşiği" olarak adlandırılan, Orta Doğu'da Basra Körfezi'nden günümüz güney Irak, Suriye, Levant, Antakya, Lübnan, Ürdün ve kuzey Mısır'a kadar hilal şeklinde kıvrılan bölgedir. Bölge, medeniyetin gelişiminden sorumlu olan Sümerler, Babilliler, Asurlular, Mısırlılar ve Fenikelileri içeren eski Mezopotamya, Mısır ve Levant medeniyetlerinden kaynaklanan dünya kültürüne hayati katkılarıyla uzun zamandır tanınmaktadır.



Bereketli hilal bölgesi tarih boyunca tarımın devam ettiği ve insanların hayatını aktif olarak geçirdiği önemli bir bölgedir. Bilinen en eski kültürün doğduğu Bereketli Hilâl'de en geç M.Ö. 9000 dolaylarında bölgenin yerleşik tarıma ve köy yaşamına geçtiği, hemen ardından da sulu tarımın başladığı bilinmektedir.

Bu bölge verimli toprakları, sulama hizmetleri ve uygun iklim koşullarıyla tarım için ideal bir ortam sunmaktadır. Kışın yağmurlu, yazın kurak geçen Akdeniz iklimi egemenliği olan hilal biçiminde bir alan olarak bilinmektedir.



Bereketli hilal tarım devrimi boyunca; Sümerler, Babil, Asur, Mısır, Fenikeliler, Antik Yunan, Pers ve Roma gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tarımın gelişmesi, hayata geçiş, nüfus artışı, ticaretin ve kültürel etkileşimin yenilikleri gibi birçok etken bereketli hilali tetiklemiştir. Ticaretin ve ekonominin büyümesinde de öncülük etmiştir.

Bereketli Hilal florası yüksek oranda kendi kendine tozlaşabilen ama aynı zamanda çapraz tozlaşabilen bitkilerden oluşur. "Kendine yeten" olarak adlandırılan bu bitkiler, üreme için diğer bitkilere bağımlı olmadıklarından bölgenin coğrafi avantajlarından biriydi.

 

Paylaş:

Gladyatör Filmlerinde Antakya



 Bildiğiniz gibi Gadyatör'de Antakya'nın bahsi bazı sahnelerde geçiyordu. Detayları merak edenler şu sunumu okuyabilir:


Paylaş:

Tarihi Antakya Lisesi

1913'te Antakya İdadisi adıyla açılan lise 1931-1932 yılında Fransa döneminde Lütfi Rifaioğlu öncülüğünde inşa edilen binaya taşınmıştır. Bu lise Hatay'da kurulan ilk orta öğretim kurumudur. Bina E(Ekol) şeklinde tek katlı olarak yapılmış, üst kat bulunan tek kısım öğretmenler odasının bulunduğu yer olarak planlanmıştır. 1950'li yıllarda Hatay'ın kurtuluş toplantısının yapıldığı bina neden bir müze olmasın denerek okulun içine Cumhuriyet Müzesi açılmıştır. Okul binası 2023 depremlerinde yıkılmıştır.















 

Paylaş:

1900'lerin başında Antakya

 

St Pierre Kilisesi (Saint Simeon Peter the Apostle's Church)



Asi ve Çevresi



Çarşı










Simit satan yaşlı adam

Tepeden Antakya



İpek Yetiştiriciliği







Paylaş:

Antakya'da keşfedilen Roma İmparatoru Constantius II Sikkesi

 

Antakya'da basılmış ve bulunmuş Roma İmparatoru Constantius II Sikkesi



- Berlin Bode Müzesi, Almanya Federal Cumhuriyeti

Ön yüzünde Dominus Noster Constantius Maximus Augustus — “Efendimiz Constantius, En Yüce Augustus” yazar ve imparator Constantius II sağ profilden betimlenmiştir: diademli, drapeli ve zırhlı. Sağ eli selam verirken, sol elinde bir küre tutar; kürenin üzerinde ise onu taçlandıran Victoria yer alır. Küre dünya hâkimiyetini, Victoria ise ilahi zaferi simgeler. Mesaj nettir: Egemenlik göksel onayla pekişmiştir.


Arka yüzünde Dominus Noster Constantius Victor Semper Augustus — “Efendimiz Constantius, Daima Muzaffer Augustus” yazar ve imparator, taç ve hâle ile altı atlı arabada önden tasvir edilir. Her iki yanında onu yeniden taçlandıran Victoria figürleri yer alır. Kompozisyonun çevresinde güç ve zenginlik sembolleri sıralanır: defne yaprakları ve çelenkler (zafer), madeni paralarla dolu kap (bolluk), tork boyun halkaları ve fibula kopçaları (askerî onur ve aristokratik statü).

Tarihsel Arka Plan:

Constantius II (317–361) Büyük Konstantin’in oğlu olarak tahta yükseldi; imparatorluğu kardeşleriyle paylaştı ve doğuyu yönetti. Ta ki 351'de darbeyle batıyı ele geçiren Magnentius'a kadar. Sonrasında onu yenip Roma İmparatoru olarak hüküm sürdü. 337’den 351’e kadar Doğu Roma İmparatoru, 351-361 arasında da Tüm (Doğu ve Batı'nın) Roma'nın imparatoru olarak hüküm sürmüştür.

Saltanatı; doğuda Sasani İmparatorluğu’na karşı uzun ve yıpratıcı savaşlar, batıda ise kardeşleri arasındaki mücadeleler ve taht gasplarıyla geçti. Kendisi bir Hristiyan Ariusçu idi. Arianizm dönemin Üçlü Birlik kavramını reddeder. (Trinity yani 3'lü birlik: Tek bir Tanrı'nın üç eşit, aynı özde ve farklı kişi olarak Baba, Oğul (İsa Mesih) ve Kutsal Ruh olarak var olduğunu tanımlar ve üçü tek bir özü, doğayı veya maddeyi paylaşır ve üç ayrı tanrıdan ziyade bir bütün oluşturur.) Arius'çu olarak İsa'nın Tanrı tarafından yaratıldığını ve bu nedenle Tanrı'dan ayrı olduğunu savunur. Günümüzde ana akım Hristiyanlık mezhepleri tarafından sapkın kabul edilir. Döneminde yahudilere karşı yasalar çıkardı ve pagan kurbanlarını yasakladı. (Ta ki sonrasında Antakya düşmanı pagan Julian'a kadar)
Paylaş:

Aziz Pavlus'un misyonerlik yolunu gösteren mozaikte Antakya

 Antakya'dan başlayarak Tek Tanrı inancını paganlar arasında yaymaya çalışan misyoner Aziz Pavlus'un yolunu gösteren mozaik 


Yunanistan'da bulunan harita mozaiğinin tam hali


Aziz Pavlus'un (Saint Paul, Tarsuslu St. Pablo/Saul) ikinci misyonerlik yolculuğu (yaklaşık MS 49-52), Hristiyanlığı Roma İmparatorluğu'nda Anadolu ve Yunanistan’da daha geniş kitlelere yaymak amacıyla gerçekleştirildi. Bu yolculukta Pavlus Antakya’dan yola çıktı ve birçok şehri ziyaret ederek inanç mesajını aktardı. Bu yolculuk Antakya'dan başlamış ve orada sona ermiştir. Antakya, ilk Hristiyan topluluğunun geliştiği önemli bir merkez olarak Pavlus’un misyonlarında başlangıç ve dönüş noktası olmuştur.

Paylaş:

Antakya Karaali Bölüğü'ndeki Dutdibi Tarihi Kabaltısı








Bir adı da çivili hamam olan bu kabaltının birkaç metre altında bir hamam vardı.Bölge kadınları bu hamama gelirken yanlarına getirdikleri çivileri taşların arasına çakardı.İnanışa göre adak ve dilekler bu çakılan çiviler sayesinde gerçekleşir,hastalığı da iyileştirirdi.


Paylaş:

Seleucia Pieria Antik Kenti Pazar Geçiti

 
Seleucia Pieria Antik Kenti Pazar Geçiti

















Fotoğraflar: 1937 Princeton Üniversitesi kazı fotoğrafları
Paylaş:

Ara

Popüler Yayınlar

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *